HAYAT Bİ KOSTÜMLÜK PROVA DEĞİLDİR isn't in your network. Add HAYAT Bİ KOSTÜMLÜK PROVA DEĞİLDİR
|
ÖYLE BİR SEVGİLİ SEVİNKİ HERKESİN KAPISI KAPANDIGINDA ONUN KAPISI ACIK OLSUN Sevmek çok zor ama bir o kadar da şerefli bir duygudur. Zordur; çünkü sevmek, sevilenle seven arasında menfaate dayalı olmayan bir ilgiyi gerektirir. Karşılıklı fedakârlığı, vefayı gerektirir. Cefaya karşı sabrı, sert rüzgârlara karşı dağılmamayı gerektirir. Sevmek, sevileni kırmamayı, ona karşı yanlış yapmamayı, kendi isteklerini sevilenin isteklerine tercih etmemeyi gerektirir. İsterseniz çocuğunuzu, isterseniz eşinizi, isterseniz bir canlıyı, çevreyi veya başka bir şeyi sevin. Sonuç değişmez. Hayatın zor labirentlerinde bu metaneti yitirmeden yürümeniz şarttır. Biz bugün farklı bir sevgiden bahsedelim... Biz bugün farklı bir sevgiden bahsedelim, belki sevginin esası olan sevgiden bahsedelim. Yüce ALLAH’a karşı hissetmemiz gereken sevgiden… Şimdi şöyle bir soru sorsam ve desem ki “ ALLAH’ı seviyor muyuz?” İnanıyorum ki hepimiz “ Elbette ALLAH’ı seviyoruz” diyeceğiz. “ ALLAH (c.c.) sevilmez mi, O’na kurban olalım!” deriz. Bu duygumuzda samimiyiz de. Çünkü hiç kimse “ ALLAH’ı sevmiyorum” demez, diyemez. Hiç inanmayan bile böyle bir cümlenin yüküne talip olamaz, olmamalıdır da. O zaman ikinci soruyu soralım ve “O zaman sevgi nedir?” diyelim. Veya bizim sevmemiz yeterli mi? O’nu sevmek mi önemli, yoksa O’nun tarafından sevilmek mi? Ne dersiniz, bütün bu sorulara bir çırpıda makul cevaplar verebilecek miyiz? Dilerseniz gelir İslâm tarihinin ölümsüz şahikalarından enfes satırlar okuyalım. Bakalım sevgiye nasıl bir anlam yüklemiş büyükler? Bistamlı Beyazıd sevgi sanılan boş bir kuruntunun, duvarların yüzüne çarparken unutulmaz bir ders verir: “ ALLAH’ı seviyorum sanırdım! Ama anladım ki, esas olan O’nun sevmesi imiş. ALLAH (c.c.) bir kulu severse, onun kalbini kendisi ile meşgul edermiş” Doğrudur… Bistamlı Beyazıt’ın dediği gibi, sevgi eğer sevilenin sevgisini getirmeyecekse, boş bir kuruntudur. ALLAH’ı o kadar seveceksin ki, neticede O sizi sevmeye başlayacak. O zaman sizin sevginiz, O’nun sevgisine mahkûm olur. İşte o zaman O’nun gören gözü, işiten kulağı, yürüyen ayağı olursunuz. Fudayl bin Iyaz’ın, sevgiyi tarif eden dokunaklı sözleri ruh dünyamızda depremler meydana getirecek kadar derindir. Şöyle diyor; “ ALLAH’ı seviyormuyuz diye sorarlarsa sus, konuşma. Evet dersen, tavırların evet diyenlerinkine benzemiyor ki! O zaman da münafıklara, sahtekârlara benzersin!” İşte size Bağdatlı Cüneyd’in cümleleri, Mevlana’nın ufkunu ne kadar da çok hatırlatıyor: “Şu kalp ALLAH’a aittir. O’na sakın yabancıyı sokma!” Sevgide dozu iyi anlamak şarttır. Sevgi teslimiyet ve tam bir tevekkülü gerektirir. Gayrisinden hicret ve fıkrat (ayrılık) gerektirir. Koşmak, koşmak, koşmak ve yine koşmak gerektirir. Sevginin kapısı hiç kapanmaz zira. Kapıyı kapalı zannediyorsanız, sevgiliyi tanımıyorsunuz demektir. Belki de kapısı kapalı olan sevgili değildir, sevgili olamaz… Salih Mürri, bir gün vaaz ediyor camide. Ümitsizliği kıracak sözler kullanıyor, ümidin kapılarını açıyor. Ümitsizliğin yakan bir ateş olduğunu anlatıyor. Bunu da şöyle formüle ediyor: “ Ümitsizliği yenin. Bir insan Yüce ALLAH’ın kapısını ısrarla çalarsa, kapı mutlaka bir gün açılacaktır!” Sözler böyleydi ve doğruydu da. Ama cemaatin arkasında bir kadın vardır ve onun dünyasında ayrı, apayrı fırtınalar kopmaktadır. O, Salih’in durduğu yerde değildir. Birden ayağa kalkar ve seslenir: “ Daha ne zamana kadar böyle demeye devam edeceksin? O kapı hiç kapanmadı ki açılsın!” Evet; sevgilinin kapısı hiç kapanmaz. Zaten kapısı kapanacak sevgili, sevgili değildir. Öyle bir sevgili sevin ki, herkesin kapısı kapandığında bile O’nun kapısı açık dursun!
June 30
|
|
|
Selam Aleyke...
Aydan geceyi, güneşten gündüzü var eden, inciyi midyenin midesinde, balı arının peteğinde var eden, yağmurdan baharı, topraktan çiçeği var eden, kalbimizi yoktan var eden Rabbimiz''e hamd olsun .. Allah''ım! Kalbimize nakşettiklerin için sana şükrediyoruz. Acıların karşılığında cenneti sunduğun, günahlarımızı rahmetinle affettiğin, sevgiyi bize verdiğin için, sana şükürler olsun. Allah Tüm Müslümanları bu zor imtihanda başarıya ulaştırsın inşaAllah. Cumanız Mübarek olsun
June 26
|
|
|
islamwrote:
KONFERANSA DAVET
MEVLANA İKLİMİNDE SEVGİ VE HOŞGÖRÜ KONULU KONFERANSA TÜM HALKIMIZ DAVETLİDİR. Konuşmacılar: CEMALNUR SARGUT (TÜRK KADINLARI KÜLTÜR DERNEĞİ İST. ŞUBE BŞK.) ABDULCABBAR BORAN (YÜKSEK FİZİK MÜHENDİSİ MUTASAVVIF) VE OSMAN AKSU YÖNETİMİNDE TASAVVUF MÜZÜK TOPLULUĞU KONSERİ 24 HAZİRAN ÇARŞAMBA SAAT: 15.30 – 20.30 YER: CADDEBOSTAN KÜLTÜR MERKEZİ Bağdat caddesi Haldun Taner sok. KADIKÖY ARKA SAYFAYI OKUYUNUZ GİRİŞ ÜCRETSİZDİR
June 22
|
|
|
Eyup Altunsoywrote:
Kıymetini bilmeli
Kıymetini bilmeli hayatın, kıymetini bilmeli sevdanın, sabahın kızıllığının, ikindi serinliğinin, gün batımının eşsiz güzelliğinin kıymetini bilmeli. Aldığımız nefesin, uyuduğumuz gecenin, gördüğümüz rüyanın, uyandığımız sabahın kıymetini bilmeli... Kıymetini bilmeli varoluşun, yüzümüzü okşayan, esen rüzgârın, gönlümüzü ıslatan yağmurun, gökyüzünü örten pamuğumsu bulutların, renklerin cümbüşü gökkuşağının, içimize işleyen kuş cıvıltılarının, penceremizden gönlümüze süzülen ay ışığının kıymetini bilmeli... Kullandığımız her kelimenin, uzattığımız virgülsüz cümlelerin, yazdığımız kalemin, çizdiğimiz resmin, bağrını karaladığımız kâğıdın, kendimizi bıraktığımız kitap sayfalarının kıymetini bilmeli. Her sabah vazgeçilmezimiz tarağın, saç tokasının, gururla baktığımız bizi bize sunan aynaların, kapatıp açtığımız kapıların, giydiğimiz ayakkabıların, attığımız adımların kıymetini bilmeli. Çocukluğumuzun şâhidi salıncakların, çarpışan arabaların, büyüyünce öksüz bıraktığımız oyuncakların, dört gözle beklediğimiz mektupların kıymetini bilmeli. Öylesine yaşanmalı ki hayat, hiçbir şey, hiçbir zaman boşlukta sallanmamalı. Şöyle düşünüp baktığımızda her şeyin bizim için var olduğunu anlamalı, bize hizmet için teyakkuzda beklenildiğini unutmamalı. Öyle ya; ayakkabı giyilmeyi, sürme çekilmeyi, mektup okunmayı, cümle kurulmayı, toka güzelliğe güzellik katmak için takılmayı, tarak dağılan saçları toplamayı, kitap sayfaları keşfedilmeyi, bilgilendirmeyi, adımlar gideceğimiz yere götürmeyi, rüzgâr serinlik vermeyi, ay ışığı ve yıldız yüreğimizde büyümeyi, gece kötülükleri örtmeyi, sabah yenilikleri sunmayı, gökkuşağı sevdayı sergilemeyi, rüya umutları tazelemeyi bekliyor. Her şey bizim için var. Dertler, hüzünler, mâtemler, kötülükler yok mu? Tabii ki onlar da var. Onlar da bizim için. Onlar olmasaydı hayat da olmazdı. Kötülük olmasaydı, iyi nasıl seçilirdi, mâtem olmasaydı mutluluk nasıl anlaşılır, ağlamak olmasaydı, tebessüm ferahlatır mıydı gönlümüzü? Her şey zıddıyla kaim değil miydi bu dünyada? Kıymet bilmek için illâ kaybetmek mi lâzım? Kıymet'in de kıymetini bilmeli. Hayattan ne kadar da çok şikâyet ediyoruz? Durup düşündüğümüzde, günlerimiz, emeğimiz, hep daha çok için gelip geçiyor. Farkında mıyız ki ,daha çok, dediğimizde elimizdekinin mutluluğunu yaşayamıyor, daha çok'un kaygısıyla eritiyoruz ömrümüzü. Nereye kadar? Oysa mutluluk, oysa huzur bize kendimizden daha yakın değil mi? Bir tebessümde aramalı umudu, bir selâmda bulmalı huzuru. Batan güneşin peşinden koşmak yerine doğacak güne dönmeli yüzümüzü. Tabii ki düşler ve hayatın gerçekleri her zaman kesişmez. Genellikle gerçeklerle düşler arasında tercih yaparız. Yaptığımız tercih de hayatımız olur. O zaman neden mutluluk düşlerimizi hayatın gerçekleriyle barıştırmıyoruz? Neden tercihimizin adı mutluluk olmasın? Mutlu olmaktan korkuyor muyuz yoksa? Eğer gülleri duyabileceğimize inanırsak bir gün mutlaka duyarız. Kıymetini bilmeli güllerin, gül yüzlerin, kömür gözlerin, kıymetini bilmeli sevmenin ve sevilmenin, kıymetini bilmeli her şeyin...
June 18
|
|
|
Güzeli seven Rabbim, bizim içimizi nurlarınla güzelleştir… İçimizin güzelliğiyle davranışlarımız nurlansın!…
Gözlerimizin bakışında Sen olmalı, kirpiğimizin ucundaki damlada Sen parlamalısın!… Sen’in yolunda çalışırken yorulduğumuz için dinlenmeliyiz… Rahatımız da Sen’in için olmalı yani… Uykumuzda Sen’i sayıklamalıyız… Yollarımız Sana gelmeli hep! Dönse dolaşsa yine Sen’i bulmalı adresleriz! Hayatımızdaki her ciddi adımı Sen’in için atmalı, yine Sen’in için koşmalıyız, Sen’in yolunda… Affetmeyi seven Rabbim, affedilmenin huzurunu yaşattır bizlere… Günahkar kullarının tek tesellisi; Sen’in huzurunda af dilerken, süzülen gözyaşlarımızdır… Bunca günahımıza rağmen, bizi bir nebze rahatlatan; tövbe etmeyi nasip eden Rabbimizin, kullarını affetmeyi sevmesidir… Sen’den koparma bizi! Sen’siz bırakma kalbimizi… Sen’den uzak kalınca; öyle aciz, öyle çaresisiz ki… Sen’inleyken huzurumuz dorukta; sanki her şey, her güzel şey biziz, tüm mutluluklar bizimle… Dünyanın tüm çiçeklerini koklasak, Sana dua ederken ki huzuru yine bulamayız… En güzel sözleri kullansak Sen’in için, hep Sen’i söylesek konuştuğumuzda; Sen’i anlatmaya yine doyamayız! Dostlarını sevsek; kalplerinde Sen yaşıyorsun diye… Tüm yarattıklarına ibretle baksak; Sen’i hatırlatıyor diye… İçimizdeki sevgiye dair ne varsa yapsak; Sen’i sevmeye yine doyamayız! Güzeli seven Güzel! Sana feda edeceğimiz güzellikler ver!.. hayırlı gunler selam ve dua ile aeo kib
June 12
|